Embed

Ağıt

"Ben ölürsem mezarıma /Gelme gayrı, gelme leyli leyli"

Bir Avrupa takımıyla maça çıktığımızda nasıl da anlarız yenileceğimiz zamanı. Sahada, dünyadan vazgeçmiş gibi dolanmaya başladı mı bizim çocuklar, o zaman anlarız; tüh be, biz dünyanın bir oyun ve oynaş yeri olduğunu, yalan dünya olduğunu unutup bir de maçı hayat gibi, ölüm gibi, para gibi ciddiye alan elin gevuruyla maç yapıyoruz, dediğimiz vakit anlarız ama iş işten geçmiştir bir kere.

Hayata ve ölüme aynı gözlerle bakan çocuklarız bizler. Çok ciddiye amayız. Bir bebeğin kordonu bile bizim hayata tutunmamızdan daha kuvvetli tutunmuştur anasının karnına. Bizim Allahtan uzak duranımız da, Kitabı elinden dilinden düşürmeyenimiz de dünyaya yalan dünya deriz, fani hayatımızı alıp livırpılın mençıstırın barselonanın önüne it leşi atar gibi atarız. Hayatımız; gözümüzde bir köpek ölüsü kadar bile derğeri olmayan hayatımız.

Bu sebepten olsa gerek kendi dışımızda canlar, hayatlar ararız. Sevdiğimize canım, hayatım deriz. Hatta abartır; sevdiğimizi Allahı sever gib severiz. Düşmanımıza kafir muamelesi yaparız. Ayarı tutturamayınca da kavanoz dipli dünya deriz. Oyundan çıkmaya çalışırız. Eskiden zıllımak denirdi; şimdilerde ise çamura yatıyoruz.

Resmin yazdıklarımla tek alakası varsa o da şudur; biz ölümü bile çare bilen insanlarız. Yoksa diyorum ya, bizler acıklı, güzel, yalnız, herkes alsın ben sonra alırım, kalırsa alırım, hatta kalanı da kedilere köpeklere veririm deme bahtiyarlığına ermiş yenik insanlarız. İçimizden kazananlar olmuşsa artık onlar bizden değildir.

 

Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !